Bülent MERİÇ © 2012

 
OSMANLI DÖNEMİ

Selanik, Türk tarihinde, kültüründe ve medeniyetinde önemli yeri olan bir şehirdir. Selanik, kendi adını taşıyan körfez kenarında kurulmuş olup, son derece önemli olan coğrafi mevkii, dağlık Balkan yarımadasını boydan boya kesen yolların düğüm noktasında bulunması ve aynı zamanda bu yolları işlek deniz ulaşımına bağlayan güvenli bir liman olması şehrin önemini artırmaktadır.

Selanik şehri ilk olarak 1380 yılında Osmanlı Türklerinin eline geçtiyse de, tekrar Bizans İmparatorluğu'nun topraklarına katılan şehir, bir müddet Venediklilerin elinde kaldıktan sonra, 1430 yılında Osmanlı padişahı II. Murat, şehri fethederek, bir daha elden çıkmamak üzere Türk hakimiyetine aldı. Şehre Yenice-i Vardar'dan gelen Türkler iskan edildi. Selanik'in imarı için harekete geçen Osmanlı idaresi zamanında şehrin muhtelif yerlerine cami, hamam ve diğer binalar yaptırıldı.

Şehir Türk idaresinin ilk devirlerinde Müslüman ve Hıristiyanlardan ibaret iken 1492'den sonra İspanya, Portekiz, Almanya ve diğer bazı ülkelerden gelen Yahudilerle nüfus yapısı önemli ölçüde değişti ve Yahudiler şehrin en fazla nüfusa sahip dini grubunu oluşturdular. Tanzimat Fermanı'nın ilanından sonra, Selanik ticaret ve kültür alanında büyük bir gelişme gösterdi. Batı'dan gelen fikir akımlarına olduğu gibi, Balkanlarda yaşayan kavimlerin tahrik ve propagandalarına karşı da açıktı.

Yunanistan bağımsızlığını kazandıktan sonra, Selanik taraflarına da tahrikçiler göndererek Osmanlı Devleti aleyhinde isyanlar çıkarmaya çalışıyordu. Şehrin ticari faaliyeti arttıkça şehirdeki yabancıların ve Avrupa devletlerine ait konsoloslukların sayıları da çoğalmaktaydı. 1856'da kurulan Osmanlı Bankası'nın ilk şubelerinden biri de Selanik'te açılmıştır. Bu bankanın tavassutuyla 1872'de hazine eshamı çıkarıldığı zaman, bilhassa Selanik Vilayeti gelirleri karşılık gösterilmiştir. 1865'te ilk vilayetler kanunu çıkarılınca, Selanik Vilayeti, Selanik Sancağı ile Tırhala, Siroz, Drama Sancaklarına ayrılmıştır.

II. Abdülhamid devrinde Selanik, İmparatorluğun diğer yerlerine kıyasla, pek çok açıdan daha ciddi bir gelişme kaydetti. 1871'de Selanik'ten Vardar Vadisi boyunca demiryolu döşenmesine başlandı ve 1888'de bu hat Üsküp'e bağlandı. 1894'te de Manastır'a kadar uzatıldı. 1897-1903 yılları arasında yeni liman tesisleri yapıldı. 1885'te yapılan bir tahrirde Selanik Vilayeti'nin (Siroz ve Drama Sancakları dâhil) genel nüfusu 1 milyona yaklaştı. Bu nüfusun 494,656'sı Müslüman, 243,991'i Rum, 222,316'sı Bulgar ve 37,174'ü Yahudi'ydi ki, Müslümanlar nüfusun %51'ini, Rumlar %23'ünü, Bulgarlar ise %22'sini teşkil ediyordu.

Selanik 500 yıla yakın bir süre boyunca bir Osmanlı şehri olarak kaldı.

19. Yüzyılda Selanik'teki Müslüman Mahalleleri:

Hacci M'ümin (Köşk),
Suluca,
Kale: (Divan, Orta Mescid, Eski Cami'i Şerifi ya da Camii Atik, Bubara)
İki Şerife (Gazi Hüseyin Bey),
Mes'ud Hasan
Astracı
Tarakçı
Mu'id Allaeddin (Çınarlı)
Musa Baba
Yakub Paşa
Eski Saray
İshak Paşa
Pıntı Hasan
Ahmed Subaşı
Kazzaz Haccı Musa (Yeni Kapı)
Kazzaz Haccı Mustafa (Horhor Su)
Haccı İskender
Haccı İsmail
Cezari Kasım Paşa
Yahya Balı
Yılan Mermer
Şehabeddin
Kara Haccı
Sinancık
Kasımiye
Hoca Burhan
Hayreddincik
Ali Paşa
Koca Kasım Paşa
Porta Kapı
Sarı Hatib
Balat
Kâtip Musliheddin
Abdullah Kadı
Haccı Hasan
Gülmezoğlu
Kara Haccıoğlu
Hamza Beğ
Sinan Paşa
Sulu Paşa
Timurtaş
Debbağ Hayreddin
Akçe Mescid